Archaeopteryx'in sadece soyu tükenmiş bir kuş türü olduğunun ve yarı dinozor-yarı kuş bir ara-geçiş formu olmadığının delilleri kısaca şöyle sıralanabilir:Şimdi burdaki argümanları madde madde incelemek istiyorum:
1. Bu canlının "sternum"unun yani göğüs kemiğinin uçan kuşlardaki yapıda olmaması canlının uçamayacağının en önemli kanıtı olarak gösterilmekteydi. Ancak 1992 yılında bulunan yedinci Archaeopteryx fosili evrimci çevreler arasında çok büyük bir şaşkınlık uyandırdı. Zira bu son bulunan Archaeopteryx fosilinde evrimcilerin çok uzun zamandır yok saydıkları göğüs kemiği vardı. Nature dergisinde "… göğüs kemiğinin varlığı güçlü uçuş kaslarının olduğunu gösteriyor" 189 deniliyordu.
Bu bulgu Archaeopteryx'in tam uçamayan bir yarı kuş olduğu yönündeki iddiaların en temel dayanağını geçersiz kıldı.
2. Öte yandan, Archaeopteryx'in gerçek anlamda uçabilen bir kuş olduğunun en önemli kanıtlarından bir tanesi de hayvanın tüylerinin yapısı oldu. Archaeopteryx'in günümüz kuşlarından farksız olan asimetrik tüy yapısı, canlının mükemmel olarak uçabildiğini gösteriyordu.
189. Nature, cilt 382, 1 Ağustos 1996, s. 401
- Archaeopteryx'in göğüs kemiği vardı veya tüyleri asimetrikti onun için "mükemmel olarak uçabiliyordu" demek mümkün değildir. Uçabilmek için gerekli bazı kriterler vardır: tüyler in asimetrikliği, kanatların esnekliği, omuz bağlantısı, kas kütlesi yüzdesi gibi.
- Speakman ve Thomson 1994'de yaptıkları araştırmada (1) Archaeopteryx'in kanatlarındaki tüylerin asimetrikliğinin günümüz modern kuşlarınınkilere göre çok düşük olduğunu ortaya koymuştur. Tüylerin asimetrikliği genel olarak uçarken tırmanma ve manevralarda çok etkilidir bu sebeple asimetrikliği düşük diye uçamaz diyemeyiz ama günümüzdeki uçabilen modern kuşlar gibi uçamadığı kesindir.
- Modern kuşlar uçarken temel olarak pectoralis kasını kullanırlar. Modern kuşlarda bu kasın ağırlığı vücut ağırlığının %35'ine kadar çıkar ve genel olarak %20-35 arasında değişir. Modern kuşlar oldukları yerden havalanabilmek ve düşük hızlarda uçmak için gerekli kanat çırpma hareketlerini yapmak için bu kası kullanırlar. Yapılan araştırmalara göre Archaeopteryx'deki pectoralis kasının vücut ağırlığına oranı %9'du (2). Bu da modern kuşlara göre oldukça düşük bir orandır. Ayrıca Speakman'ın araştırmasına göre bir kuşun modern kuşlar gibi oldukları yerden havalanabilmek, düşük hızlarda uçabilmek için gerekli manevraları yapabilmesi için pectoralis kasının ağırlığının vücut ağırlığına oranının en az %16 olması gerekir (3). Görüldüğü gibi Archaeopteryx bu sınırın altındadır.
- Yine modern kuşlardaki supracoracoideus kası kuşların durdukları yerden havalanmasında ve düşük hızlarda uçabilmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Yapılan araştırmalara göre Archaeopteryx hem kütle oarak hem de düzenleme olarak modern kuşlardaki gibi bir supracoracoideus kasına sahip değildir (4).
Görüldüğü gibi elimizdeki veriler Archaeopteryx'in "mükemmel olarak uçabildiğini" göstermekten çok uzaktır.
Yine aynı kitapta geçen başka bir bölümde şöyle diyor (Harun Yahya, Evrimcilerin İtirafları, s. 63-64 ve Harun Yahya, Evrim Aldatmacası, 2005, s. 80):
Archaeopteryx'in ağızındaki dişleri de yine canlıyı bir ara form kılmaz. Evrimciler bu dişlerin bir sürüngen özelliği olduğunu söyleyerek kasıtlı bir aldatmaca yapmaktadırlar. Oysa dişler sürüngenlerin tipik bir özelliği değildir. Günümüzde bazı sürüngenlerin dişleri varken bir kısmının yoktur. Daha da önemli olan nokta dişli kuşların da Archaeopteryx ile sınırlı olmamasıdır. Fosil kayıtlarına baktığımızda Archaeopteryx ile aynı dönemde veya Archaeopteryx'ten sonra ve hatta günümüze oldukça yakın tarihlere kadar "dişli kuşlar" olarak isimlendirilebilecek ayrı bir kuş grubunun yaşamını sürdürdüğünü görürüz.Şimdi burdaki argümanların geçerliliğine bakalım:
- Tüm sürüngenler içinde sadece kaplumbağaların dişleri yoktur. Ayrıca zaten kuşların Theropod dinozorlarından evrimleştiği savunulmaktadır. Yani kaplumbağaların dişinin olmamasının kuşların Theropod dinozorlarından evrimleştiği teziyle hiçbir ilgisi yoktur.
- Archaeopteryx'in diş yapısının dinozorlarınkinden çok farklı olduğu da gerçek değil. Archaeopteryx'in dişleri tırtıksızdır ve bu şekilde dişlere sahip oldukları bilinen dinozorlar vardır: Ornithomimosaur'lar, therizinosaur'lar ve oviraptorosaur'lar.
- Yaşayan hiçbir kuş türünün dişi yoktur. Ama kuşların embriyoları incelendiğinde diş tomurcukları oluştuğu fakat bunların ileriki aşamalarda yok olduğu ve diş oluşmadığı görülmektedir. Bu bilgi bize kuşların atalarının dişleri olduğunu ama bu özelliğin modern kuşlarda yok olduğunu göstermektedir.
- Dişlerinin büyük bölümünü kaybettiği bilinen 4 kuş türü vardır: Hesperornis, Ichthyornis, Gansus, and Limenavis. Bu türler neredeyse modern kuşlar kadar gelişmiştir ve modern kuşlardan genel olarak tek farkları dişleri olmasıdır. Bu sebeple bu türler sürüngen-kuş evrimindeki birkaç farklı yoldan biri için artık son basamak olarak değerlendirilmektedir. Yani bunları göstererek kuşların dişi olmasının normal birşeymiş gibi anlatılması tamamen yanlıştır.
Referanslar:
1. Speakman, J.R. & Thomson, S.C., Flight capabilities of Achaeopteryx. Nature, 1994, 370:514.
2. Ruben, J., Reptilian physiology and the flight capacity of Archaeopteryx. Evolution, 1991, 45: 1-17.
3. Speakman, J. R., Flight capabilities in Archaeopteryx. Evolution, 1993, 47: 336-340.
4. Ostrom, J.H., Archaeopteryx and the Origin of Flight. The Quarterly Review of Biology, 1974, 49(1)
Kaynaklar:
- Chris Nedin, All About Archaeopteryx, http://talkorigins.org/faqs/archaeopteryx/info.html , 1999
- http://www.talkorigins.org/indexcc/CC/CC214.html
5 yorum:
Terörizm, Marksizm-Leninizm, Komünizm vs. vs. tüm bunlar Darwinist kişiler tarafından ortaya çıkarılmıştır. Bu blogu açan kafir gel Allah'a iman et. Darwin'e kanma. Düşün evrimi destekleyen tek bi doğal fosil bulunamadı. Düşün Darwin 19. yüzyılda yaşadı o zaman telefon yeni bulunmuştu.Diyosunuz ki herşey tek bir canlıdan çıktı.Sorarım o canlı nasıl ortaya çıktı? Allah'a iman et. Bu çarpık Darwinist düşünceden kurtul!.
Yalandan kim ölmüş isimsiz? Eğer sen bu saçmalıklara kendini inandırmışsan sana hayal dünyada mutluluklar dilerim. Ama sana tavsiyem bu palavralara başkalarının inanmasını beklememendir.
Merhabalar. Archaeopteryx türü kuş hakkındaki Harun Yahya yanılgılarını anlatmışsınız fakat değinmek istedigim bir nokta var. Bu türün kas gücü ile ağırlık oranını hesapladığınızda kesinlikle uçamayacağını söylüyorsunuz. Bu kesin bir bilgi değildir çünkü yaban arısı türünün ağırlığı ve kanat boyu göz önünde bulundurulduğunda, şu anda kabul görünen "aerodinamik yasası" na göre kesinlikle uçmaması gerekiyor ama bu hayvan uçabiliyor. Kuşun uçup uçamaması bu örneğe benzer bir durum içerebilir mi ?
isimsiz,
Uçan eklembacaklılar ile kuşların uçus sistem birbirinden çok farklıdır. İkisini karşılaştırmak büyük hata olur. Archaeopteryx'in uçup uçamadığı, omurgalı hayvanların uçabilmesi için gerekli şeylere bakılarak karar verilecek birşeydir. Eklembacaklılar omurgalı hayvanlara göre çok farklı fizyolojik yapıdadır. Mesela bir karıncanın kendi vücut ağırlığından çok çok fazlasını rahatlıkla taşıyabildiğini biliyoruz. Bu nedenle eklembacaklılar ile omurgalılar arasında bu tip bir benzerlik kurmaya çalışmak yanlış olur. Archaeopteryx'in uçabilmesi için yeterli kas gücü yoktu. Bu bilimsel olarak ortaya koyulmuş birşey. Bu nedenle Archaeopteryx'in fizyolojik özelliklerine bakarak uçamadığını kabullenmek gerekir. Bunu zorlamanın bir anlamı yok. Ortada uçamayan başka birçok kuş türü (deve kuşu, tavuk, penguen vb.) zaten var. Nerden çıkıyor bu Archaeopteryx'i mükemmel uçan bir kuş yapma sevdası?
Bu konu hakkında bazı linkler var, belki benim inancıma göre sadece bir kısmı doğru, ancak incelenmeli.
http://www.harunyahya.org/bilim_haberleri/0411national_geograhpic.html
http://www.darwinistneleridusunmez.com/dusunmez_91_120.php
http://us1.harunyahya.com/Detail/T/U30GZYZY64/productId/4191/FRANSA%E2%80%99DA_YASANAN_IDEOLOJIK_DEPREM:_EVRIMCILERIN_%E2%80%98YARATILIS_ATLASI%E2%80%99_PANIGI
Bunların dışında Darwin demek bilim demek değildir. Bilim sürekli değişmektedir. Darwin e tapınmak bir din olur. Bilim yolunu anlamayan bilimci yobazlar, tutucular her guruptan çıkmaktadır. Evrim vardır. İnsan türünde Olabilir, ancak nasıl vardır. İnsan denen bilinçli yaratık suyun içinde ana rahmi gibi bir dünya coğrafyasında oluşmuş olamaz mı?
Tanrı kavramını evrim yıkamaz bu bir magazindir. Geyik muhabbetidir, bunu düşünenler ya sadece bilim okuyordur ya da sadece dine kendini vermiş bilimi anlamamıştır.
Tanrı insanı evrim geçirtmeden yaratacak canlıları yaratmış olabilir, Tanrı insanı maymundanda, topraktanda getirtebilir. Aksi onu küçük görmek olur. Allah herşeye kadirdir.
Bilim maddenin içindeki sırları keşfetmektedir, fiziki kanunları.. Farkındamısınız ne dağlar ne taşlar inkar etmez Tanrıyı, atomlar bile bir şuurun, hayattaki ruhsal bilgisayarın egemenliğindeki çekim kudretinin etkisiyle dönmektedir.
Tanrıya İnanmayanlar sadece inananların üslubuna inanmıyorlar. Gerçeği farklı biçimlerde anlatan yazarlar vardır, yüz değişik üslupta. Her biri birbirine düşman gibi görünürken aynı ideale taraftar toplamakta ve bilinçleri aydınlatmaktadır.
Ancak düşünenler anlar..
Yorum Gönder